SITE İÇİ ARA

16 Ağustos 2010 Pazartesi

FEDERICA PELLEGRINI



Laure manadou'nun fransa adına bırakmasından sonra havuzun tek kraliçesi olarak kalan federicayı bilmem budapeştede avrupa yüzme şampiyonasında izleyen oldu mu...200 metre serbestte 37.5 derecelik ateşiyle (yarış sabahı 37.8 e çıktığını sağlık ekibi açıkladı) altın madalya alması kendisini yüzmenin sophia loren'i yapmaya yetti hatta arttı bile...gerçekten 22 yaşındaki bu güzel kız nişanlısı luca marin ile birlikte iyi işler çıkardı.800 metrede gelen bronz da yakıştı..federica pellegrini şu anda rusların yeni yıldızı olmasına en azından benim kesin gözüyle baktığım yuliya efimova ile havuzun izlenebilirliğinin en ciddi referansları...federicanın söz verdiği gibi londra 2012 de 200,400,600 ve 800 yarışmasını iple çekmekten başka bir şansımız var mı?
cara federica grazie per grandi monumenti incredibili...

14 Ağustos 2010 Cumartesi

BİRLEŞİK AMERİKA - İTALYA 3 - 1

Baştan söyleyeyim ki bu yenilginin tek nedeni yorgunluk...brezilyadan parise ordan da hong konga ve nihayet taylanda 24 saatlik yolculuk kızları bitirmiş..yüzlerine bakınca bunu gördük..Özellikle arka arkaya çıkılan uzun yolculuklar sırasında uyku ve hormon dengesi bozulur,hareketsizlikten dolayı ayaklardaki kan dolaşımı olumsuz etkilenir.karın ağrısı,şişkinlik ve mide bulantısını saymıyorum bile..üstelik bu sporculara özel ilaçlar verilerek bu kızların regl dönemleri ile istedikleri gibi oynamakta meslektaşlarım..sözün kısası uzun uçak yolculukları kadınları çok etkiler.diyeceksiniz ki amerikalılar da uzun süre uçtu..uçtu ama italyanlar kadar uçmadı..ayrıca iki takımın oyuncularının fiziki özelliklerini karşılaştırınca amerikalıların çok daha dayanıklı olduğunu göreceksiniz..herneyse..Şu salon bizim burhan felekten daha hallice ama ben maç mükemmel olduğu halde tam olarak havaya giremedim.İşyerinde ne kadar havaya girilir o da tartışılır tabi ama atmosfer çok sarmadı.neyse...1. seti izlerken parkede eleo mu var yoksa xavi hernandez mi var ayırd edemedim...bu kız için önceden bir şiir koymuştum bloga... ama bir şiirin yetmediği çok açık...platonik bir bağ ile izlemekteyim kendisini...ilk set lo bianco resitali dışında takımda bir dağınıklık belirtisi ile geçip gitti..sonraki setlerde kendini hissettiren yorgunluk,amerikanın sert savunması ve etkili hücümları ile birleşince ''azzurre' normal şartlarda kazanacağı maçı kaybetmiş oldu...birleşik devletlerin neredeyse bütün oyuncuları kalıp olarak çok genişler (logan tom vs hariç)..toplamda 28 blok ! kimlere karşı ? antonella,francesca ve smaçın sokolova sonrası estetik harikası serenalara karşı...serena 53 şut girişiminde 22 smac,4 hata yapmış...logan tom ise italyanlara karşı haliyle daha hırslı ve daha agresifti ama 46 teşebbüste 5 hatası var..eleo 14 şut girişimi yapmış...grass için bu sayı 7...57 italyan blog denemesine 75 ile resmen toplu kıyım yapmışlar (amerikalılar alışık zaten katliam yapmaya)...yani bizim kızların aklı başka yerdeymiş (aşırı yorgunlukta beyine yeterli oksijen gitmediğinden, beyin düşündüğü şeyleri vücuda yaptıramaz)...porto rikoyu 3-0 geçmek bir ölçü değil...kızlar bir an evvel toparlanmak zorunda...kozuch'un almanyası ya da prensesin türkiyesi gibi ben çalarım ben oynarım zihniyetinde kimse olmadığı için bu büyük takımlarda ( büyük takım olmanın gereği budur zaten ) takım içinde çok dengeli bir dağılım iki taraf için de ilk göze çarpan durum..

11 Ağustos 2010 Çarşamba

GRAND PRİX 2. HAFTA İTALYA

Nihayet brezilyadan paris ve hong kong aktarmalı tayland yolculuğu sonunda bitti.Şu sıralar kampta iki şey dışında her şey yolunda...aşırı yorgunluk ve takımın neşe kaynağı enrica merlo'nun kadrodan sakatlık nedeniyle çıkması...
Sırasıyla rakiplere gelelim ;
cuma-amerika , cumartesi-porto riko ve pazar-tayland...
3 maç ta la7 tv italia dan canlı yayınlanacak..ntvsporun tuhaf programındansa (gerçi abd maçını veriyolar) italyanın 3 maçını da izlemek daha mantıklı olur italyan kanalından..
Barbolini önceden de bildirdiği gibi Bechis ve Di Iulio'yu italya'ya yolladı,ayrıca merlo da talihsiz kas problemi nedeniyle eve döndü...Yerlerine Gioli,cardullo ve tabii ki de eleonora lo bianco taylanda uçtular..Cardullo'nun gözünde bir problem vardı,kadrodan çıkarılmıştı...şimdi bilinen takım tekrar biraraya gelmiş oldu..brezilya maçında bütün takım diri,moralli ve yüksek performans sergiledi.natalia maçın francesca ile birlikte yıldızıydı.takımımı japonlara karşı beğenmedim ama nerden bilelim ki saori kimura bizim prensesimiz gibi oynayacak ve show yapacak (mübarek ay şimdi prensesi hatıra getirip moral bozmak yersiz aslında ama aklıma geldi işte)! bu yetmezmiş gibi japonlara yukiko da müthiş destek sağlayınca böyle oldu...böyle oldu ama asıl sorun antonella'nın etkisizliği ve müthiş serena'nın çok kötü gününde olmasıydı...gerçekten bu kız konu olunca şu omuzdan kuvvet alarak yaptığı ve neredeyse sokolova'nın kopyası olan smaç stili -ki ben buna değirmen diyorum- izleyenleri mest ediyor..smaç deyince çok iyi isimler var ancak bu kızlar kadar estetik smaç görmek mümkün değil...kuvveti omuzdan aldığı için de bazuka gibi iniyor top rakip alana...serena'nın deltoid kasının kendine has özelliği smaçlarını çok daha estetik yapıyor...aynı şeyleri diğerleri için söylemek zor ( mesela nesnes,antonella,gamova v.s gibi )çünkü bir estetik yok smaca çıkarken dağınık sıçrıyorlar..serena öyle değil...efsane sokolova'dan bu özelliği aldığını söylemek hata olmaz...

HAYIRLI RAMAZANLAR

Ubade b. es-Samit (r.a)'dan: Resulullah (s.a.s) Ramazan ay'ının yeni girdiği bir gün şöyle buyurdu:

"Size bereket ayı Ramazan geldi. Bu ayda Allah sizi kuşatıp rahmetini indirir. Günahları bağışlayıp, duaları kabul eder. Allah bu ayda sizin hayır hususunda yarışmanıza bakar ve sizinle meleklerine karşı iftihar eder. Allah'a hayır ameller takdim ediniz. Şaki, günahkar, bu ayda Allahın rahmetinden mahrum olan kimsedir" (Taberani'den naklen et-Tergîb, II, 99).

10 Ağustos 2010 Salı

CANGEMA






Kore'nin Joseon Hanedanı'nın ilk bayan saray hekimi Jang-geum'nın (okunuşu: Cangema, oynayan: Lee Young-ae) üzerine odaklanan SARAYDAKİ MÜCEVHER dizisinden bahsetmek istiyorum...Ana tema, Jang-geum'nın sebatı olmakla beraber geleneksel Kore kültürünün özellikle de Kore saray mutfağının ve tıbbının betimlemesidir.Daha önce bu sayfalarda fringe ve the mentalist hakkında bir iki şey yazmıştım,arada farklı konulardan bahsetmek iyi gelir.Aslında bize bilinçli bir şekilde yanlış öğretilenin aksine dünya ileriye doğru değil tam tersi geriye doğru gitmektedir.Konu ettiğim dizi gerçek bir yaşam hikayesinden, zamanın - ki 1500 -1550 yılları arasıdır - hanedanlık kayıtları göz önüne alınarak yemek kültürünün ( bize biraz ters olduğunu itiraf etmeliyim,genelde yemekler alkol ve tuhaf hayvan etleri ile yapılıyor) ve özellikle zamanın tıbbının ne kadar ileri seviyede olduğunu açık olarak göstermektedir.Zaten dizide beni asıl cezbeden de bu tıbbi yön oldu.Gerçekten günümüzde hayalden öte geçemeyen nabızdan hastalık teşhisi ve akapunktur ile zehirlenme tedavisi ,tamamen bitkilerden elde edilen kanser tedavisi ilaçları gibi bir çok konuda bu 2000 li yıllarda ne kadar gerilediğimizi anlıyoruz.İlerleyenin tıp ya da başka bir şey değil sadece zaman olduğunu resmi kayıtlara dayanan 500 yıl öncesinin tıbbi üstünlüğünü göstererek biz çok başarılı bir şekilde anlatıyorlar..Ayrıca saray temelinde dönen dolapların,entrikaların ve kadınların nasıl bir dominasyona sahip olduğunun da mükemmel bir başarıyla temsil edildiğini görmekteyiz.Günümüzdeki aşılmaz bürokrasi,her köşeyi saran örümcek ağlarının ve akreplerin ne durumda olduğunu şu diziyi izleyerek bile anlayabilmek mümkün.Özetle tıp , mutfak kültürü , entrika ve korenin en büyük iki kadın yıldızının ( lee young ae yani cangema ve kyeon mi-ri yani leydi ço )oynadığı bir dizi ilginizi çekerse bir göz atın derim,pişman olmazsınız..

9 Ağustos 2010 Pazartesi

WORLD GRAND PRİX BREZİLYA - İTALYA 1 - 3




Yoğun iş temposu nedeniyle şu sıralar çok fazla ilgilenemesem de bayan voleybolunun şu anda en iyi 2 takımı karşılaşınca (rusyaya biraz haksızlık yapmış olabiliriz), kayıtsız kalmak ve bir şeyler yazmamak olmazdı.Iki takım da muhteşem bir voleybol ziyafeti sundu.Bu takımları izlemek gerçekten büyük keyif..Ortolani smaçlarını çok sertleştirdi,gerçekten bu kız costagrande gibi..smaç vuruş şekli (değirmen stili) chachkovaya çok benziyor,hoşuma gitti...
Brezilya Dani Lins,mari,thaisa,sheilla,jaqueline ve fabiana ile başlarken , takımım italya da rondon,antonella,barazza,ortolani,francesca,valentina-merlo ile başladı.İtiraf etmeliyim ki o salonda voleybol oynamak bir yana seyretmesi harika...Maça geçmeden merlo şu saç ve göz boyası olayını herkesten iyi beceriyor.Fiziki olarak ta ilk 3 sıraya jaqueline,natalia ve dani linsi rahatlıkla koyabiliriz..Francesca ise hala italyan basınına 'çocuk doğurmak istiyorum ama çocuğuma ideal baba nereden bulucam hala bilmiyorum 'demekle meşgul olduğu halde müthiş oynamaya devam ediyor.kendisine teo mammucari'yi öneriyorum..profesyonellik işte.bizim çakma süperstar gibi 2 dakikada havaya girip,küçük dağları ben yarattım triplerine girmiyor...antonella ve barazza gerçek profesyoneller..amatör türkiyede işleri zor...üstüne bir de antonellanın napolili olması nelere sebeb olacak göreceğiz bu sene..31 yaşındaki francesca ve 29 luk antonella dışında kadro hep genç..benim gelecekteki favorim bosetti 21 yaşında..ortolani nesnesten iyi dediğimde çoluk çocuk burun kıvırmıştı ama görüyoruz durumu..O da gencecik..işte giulia...nasıl insiyatif veriyorlar ibret alalım..Şimdi thaisa - fabiana ve barazza-valentina ortaları gerçekten son derece korkutucu ve etkili...ben italyan kızları çok diri ve formda gördüm.ancak brezilyada 6-8 ilk teknik mola dönüşü jaq ve ze roberto arasındaki ikili diyalogtan da anlaşılacağı gibi gereksiz bir telaş ve sinir vardı.eleonorasız italya böyle ise düşünün gerisini...dai ragazze...

28 Temmuz 2010 Çarşamba

SORUMLU KİM ?

Türkiye'de yapılan bir turnuvada daha ( bu kaçıncı allah aşkınıza kuzum ? ) hiç bir şey elde edemeyince herkes yine suçlu aramaya girişti..tabi ben de dahilim buna..ancak suçlu arama kıstaslarımız ezber bozucu cinsten olmalı ki bir daha böyle saçmalıklar yaşamayalım...öncelikle chiappiniyi sevmem baştan bilgi olsun,sevmem ama ihaleyi de adama yıkarlarken sesimizi çıkarmadan gluteus maximus üzerine oturamayız.sabaha karşı gelen chiappini istifası ve ardından hemen polonyanın en iyi takımına imza atması (üstelik neriman ve meryemi de götürerek),bir sürü komplo teorisi ortaya çıkarttı..'büyük gazete' patentli bir haber gündemi değiştirdi tabi...istifa ! eder etmez niye imzalamış ?...bilerek mi yapmış ? yalnız bilerek yaptığı şeye bakın ; profesyonelliğin doruğundaki bir süperyıldıza,tek başına bir takım olan büyük bir oyuncuya sahip milli takım 12-6 dan sonra maçı verirken müdahale etmemek ! kendi mi girecekti oraya ? takım 2-0 geriden o noktaya gelirken kenardan muhteşem yönetti de son 3 sayıya gelince mi berbat etti ? bunların hepsi palavra yani boş laf...takım çevresinde çok bilmiş bir sürü akıl hocası ve gazcı mevcut..bu gazcı elemanlar koca koca adamlar oldukları halde bu huylarından vazgeçemiyorlar..çünkü gazlamak ve bir şeyi olduğundan fazla göstererek, abartarak sonunda hüsrana uğramak bizim uzun süredir millet olarak aşamadığımız bir eşik...
avrupa karşısında son 100 yıldır belki biraz daha uzun bir süredir bir türlü üstesinden gelemediğimiz aşağılık kompleksi nedeniyle örneğin; rusyayı yendiğimizde hemen işte bu ,ezdik,bitirdik,daha iyi takımız gibi yorumlar yapılınca takımdaki oyuncular da ister istemez, 'vay anasını yav biz daha iyiyiz demek baksana yendik !'diye düşünmeye başlıyorlar..alınanın sadece bir galibiyet olduğu, geçmişte bu takımın bizi defalarca yendiği unutulup tek galibiyetle rakipten daha üstün olduğumuzu düşünüyoruz..olmaz ama oldu diyelim ve brezilyayı yendik bir maçlığına ! düşünün gerisini..reşat çıkar ortaya hemen başlar en iyi yaptığı şeyi yapmaya..bol keseden sallamaya..bir galibiyetle,bir mağlubiyetle kimseden ne iyi oluruz ne de kötü...ama bizdeki bu yerleşik huylar bizi hep terse yatırıyor...sorumlu falandır,filandırdan ziyade bizdeki kibir ve kompleksten kaynaklı burnu büyüklük sürekli başarısız olmamızın en bariz nedeni....biz neyiz ki karşımızdaki rakibi küçümsüyoruz ? farklı konular da var; her top niye nesnes'e yollanır bilen beri gelsin...kim bu kız,regla torres mi ? sheilla castro mu ? yazıktır yapmayın..bu kızcağıza yıllardır öyle vazifeler biçildi ki ister istemez her topu bana atsınlar sayı yapayım düşüncesi kendisini esir aldı...tamam voleybol sevilsin diye kızın mankenlere beş basan güzelliğini magazinel olarak öne çıkarıp belli bir popülasyon sağlanmasına kimse itiraz edemez...ama çok büyütüldü,önü alınamıyor ve milli takıma verdiği zarar bini geçti.....voleybol parkelerinde tam bir tekel oluşturmuş durumda ve artık insanların gaz ve pohpohlamayla kendisini getirdiği yerin avantajlarını kullanarak topun da tek sahibesi olduğunu hissettirip beraber oynadığı oyuncuları etkilemektedir..birlikte oynadığı hiç bir oyuncu kendi performansını sergileyememektedir..karar verme zamanı geçiyor arkadaşlar..ya bırakacaksınız her maç 25 sayı yapacak ama maçı kaybedeceğiz..ya da oynatmayacaksın -dizginleyeceksin diyeceğim ama bunu kimse yapamaz o parkeye çıkarsa bildiğini okur - takımdaki oyuncular gereksiz baskıdan ve her topu O'na atayım düşüncesinden kurtulup rahatlayacak ve performansımız üst düzeye çıkacak...fazla uzatmadan ben diyeyim...tabii ki ilki olacak kızımız her maç 20 plus yapacak ve biz yine son maçlar gelince havlu atmaya devam edeceğiz...

27 Temmuz 2010 Salı

CHIAPPINI VE ÜNAL

Efendim neymiş 12 - 6 önde iken nasıl maç verilirmiş ! çin masters turnuvasında galip gelirken iyiydi bu italyan ,şimdi mi kötü oldu ?..o zaman da mı kötüydü ya da ? yetersiz ! bir teknik adamsa niye milli takıma hoca yaptınız ? birtakım sivri zekalar istifa etti diyecek çok bilmiş gibi, biz bilmiyoduk istifa ettiğini yedik yani..istifa etmiş bak sen ! kılıf uydurmada ve işleri el çabukluğuyla suyuna getirmekte bizden uzmanı yok dünyada zaten.. 12 - 6 dan kendi mi verdi maçı * hırsızın hiç mi suçu yok ? milli takımı sırf ego tatmini için kullanan über süperstarlara niye laf söylemiyorsun ünal ? mesleki konulara girmek yersiz fakat fazla ciklet çiğnemek aşırı sorbitol tüketimine sebeb olur bu da kronik diyare ve bağırsak bozukluğu anlamına gelir..yıllardır neredeyse her turnuvayı evimizde oynadığımız halde sürekli altımızı kirletmemizin nedeni budur işte..niye karın ağrısı çeken oyuncuları görmüyorsun ünal ? yıllardır çakma duayenlerin elinde oyuncak olan voleybol chiappini gidince kurtuldu mu ? sen kazık çaktın oraya..sıkışınca yolla antrenörü kurtul..oh ne hayat..çiflik yaptınız koca federasyonu aferin...

26 Temmuz 2010 Pazartesi

REZALET



TEBRİKLER EN SKORER OLMUŞSUN..SENİN İÇİN BAŞKA ŞEYİN ÖNEMİ YOK...BU DANDİK TAKIMLAR İÇİNDE BİLE 3. OLMUŞUZ...ORTADA BİR REZALET VAR AMA SEN YİNE EN ÇOK SAYIYI YAPTIN YA ÖNEMLİ DEĞİL..SENİN DEĞNEKÇİLERİN NASIL OLSA SENİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEK..NASIL OLSA SPONSORLARLA ANLAŞMALARI TEKER TEKER İMZALIYORSUN...BU ARADA YAZICI REŞAT NERDE,HANİ SALLAYINCA MANGALDA KÜL BIRAKMAYAN REŞAT...BU TAKIM 2. KADEME BİR TAKIMDIR..KAFANIZI KUMDAN ÇIKARIN ARTIK..UTANMADAN İTALYALARLA ,BREZİLYALARLA,KÜBALARLA,RUSYALARLA AYNI KATEGORİYE SOKMAYA ÇALIŞMAYIN ARTIK...AMA PRENSESİMİZ VAR OLDUĞU SÜRECE HİÇ BİR ŞEYİN ÖNEMİ YOK...PRENSESİM ÇOK YAŞA ! PRENSESİM ÇOK YAŞA !

23 Temmuz 2010 Cuma

NERIMAN ÖZSOY



Heralde artık sürpriz olmaz transfer sezonu böyle kapanır diye beklerken, türkiyede en sevdiğim oyuncuların en başında gelen neriman despar'a imza atınca ne yalan söyleyeyim O'nun adına sevindim ama kendi adıma üzüldüm..Şaşırtıcı olan taraf gitmesi değildi...gidişine hazırlıklı olmamaktı..antonella ve nesnes gelince muhtemelen bu takımda kalmamam lazım diye düşünmüş ve doğru tercih yapmış...elif ile oynamaktansa rondon ile oynamak tercih kapsamına bile girmez..böylece prensesimiz gelir gelmez, takımı kendi istediği doğrultuda şekillendirmeye başlamış oldu..ekürileri elif ve çok sevgili duayen menejerimizle birlikte eczanenin bütün kaleleri zapt edilmiş oldu..tabi gerektiğinde ve işin içinde bir cinlik sezdiğinde antonella del core'nin nasıl davranacağını hep birlikte göreceğiz...tebrikler prenses nerimanı da yolladın...rahat uyu...
Her şey bir tarafa ben nerimanın yukardaki resimde de görüldüğü gibi serviste sağdan sola tatlı bir kavis çizip top sektirerek servis kullanışını şimdiden özlemeye başladım bile...

EDİT: Despar ile sorun yaşadığı ! söylenen neriman chiappini ile birlikte meryem de var tabi, polonyanın en iyi takımı trefl sopota gitmiş..despar ile yaşadığı her ne ise bir araştırma yapıp yazmayı düşünüyorum işten güçten fırsat bulursak..


BİR ŞEY DE ELİNE YAKIŞSA GAM YEMİCEM...

13 Temmuz 2010 Salı

VESNA CITAKOVIC DJURISIC




Yoğun ve yorucu geçen bir yaz süreci sırasında vesna'nın galatasaray transferi bir nebze olsun içimi ferahlattı.Yaklaşık 2 ay önce italya ligi final serisinde italyan forumlarına düşen bu haberi aynı tarihlerde net olarak yazmıştım.Çok şükür ki artık galatasaray da voleybolda bir silkinme durumunda.Djerisilo bu transferde en kilit rolü oynadı ve vesna da tekrar döndü...tabi bu sefer daha iyi ve gerçekten seyircisi olan bir takıma döndü tıpkı djerisilo gibi...
Artık takımlar transferi neredeyse bitirdiğine göre ilk fırsatta teknik değerlendirmeye geçmemiz gerekir...

10 Temmuz 2010 Cumartesi

NESLİHAN BU SATIRLAR SENİN İÇİN

Oyununu eleştirdik kör kütük seni savunanlar tepemize çıktılar.Anne oldun bırak artık şu cikleti dedik sövdüler,saydılar..Bugün oynanan yunanistan maçında ki halin nedir senin nes ? Galip gelmişiz,mağlup olmuşuz bunlar olur.Televizyon karşısında nasıl göründüğünün idrakine varacak durumda olmanı dilerim.Sen artık eski sen değilsin..3-5 sene önce davrandığın gibi davranamazsın artık..Hem sosyal durumun (evli olman) hem de kutsal bir mevkii alman (annelikten bahsediyorum) senin bugün olduğu gibi hareket etmenin önende engeldir.Ama sen inadına yapıyorsun..önünde iki seçenek vardı..ya senin bu davranışlarını eleştirenlere kulak verecektin, ya da inadına insanların gözlerine baka baka cakcak caklamayı tercih edecektin..bugün gördük ki maalesef ikinci yolu seçmişsin..çok haylaz,hiperaktif ,kıpır kıpır yerinde duramayan bir kız olabilirsin..ama bunlar eskilerde kaldı..bak bu inat seni çok daha antipatik yapıyor..karşındaki rakibe saygı duymadığın gibi bizlere de saygın yok..bir anneye hiç yakışmıyor..

2 Temmuz 2010 Cuma

Gerçek turnuva yeltsin cup



Arkadaşlar bomba gibi bir turnuvaya hazır olalım.Gamova sahne alıyor..Nazionale azzurra tam kadro değil ama ne derler hani 'ölüsü bile yeter'..italya ve rusya kadrosunu tweetlemiştim o yüzden buraya eklemedim.Bir brezilya-küba eksik geriye kalan -almanya ve beyazrusyayı çıkaralım- hep dünya şampiyonu olabilecek takımlar..bizimkiler de olsaydı çok yararlı olacaktı kendi adımıza..tabi bu takımlar böyle turnuvalara konsantrasyonu sağlamak ve uyum seviyesinin en güçlü rakipler önünde ne durumda olduğunu görmek için geliyor..maç programı;

Composizione gironi
Gruppo A: Russia, Italia, Bielorussia
Gruppo B: Cina, Germania, Olanda


Calendario
6 luglio
ore 12 Russia - Cina (amichevole-dostluk maçı)
ore 14 Germania - Olanda
ore 16.30 Italia - Bielorussia

7 Luglio
ore 12 Italia - Germania (amichevole)
ore 14 Cina - Olanda
ore 16 Bielorussia - Russia

8 Luglio
ore 12 Bielorussia - Olanda (amichevole)
ore 14 Cina - Germania
ore 16 Russia - Italia

9 Luglio
Riposo -boş gün-

10 luglio
ore 12 Finale 5°-6° posto
ore 14 Semifinale
ore 16 Semifinale

11 luglio
ore 12 Finale 3-4 posto
ore 14 Finale 1°-2° posto

30 Haziran 2010 Çarşamba

KORKUNÇ IVAN



Teker teker teşekkür etmeyelim yerimiz yetmez....Yönetimimizi kutluyorum...Fenervoleyboldan efsane mrsiç kardeşimi kutluyorum bugün ivan konusu altında hakikati konuşturmuş her zamanki gibi..
sinir krizlerinden ordan oraya kıvranan eczane ve banka kuyruklarını kutluyorum insanoğlunda haset ve kin hangi seviyeye kadar yükselir bize yine yeniden gösterdikleri için...forumlarda ve sözde voleybol sitelerindeki aspirin yalayıcıları da kutluyorum...dış haberler sorumlusu hanımefendiyi kutluyorum dış haberlerden sorumlu olup ta ivan transferinden haberdar olmadığı yada admininden aldığı direktiflerle konuyu es geçtiği için...yazıktır telef oldunuz fenerbahçenin süperstarlarını nasıl olur da haberlerde geçiştiririz diye kafa yormaktan...son teşekkür prensesimize..prensinin sözünden çıkmayıp ta fenerbahçe kiniyle eczaneye dikey geçiş yaptığı için...
ivan miljkoviç fenerbahçemize ve hakkaniyeti elden bırakmayan bütün sporseverlere hayırlı olsun...

ARADAKİ FARK

Çokları izlemiştir ve aradaki farkı görmüştür.Neden mi bahsediyorum..ispanya tarafından elendikten sonra dünyanın gözü önünde kameralara tüküren sözde bir futbolcudan,aslen bir artisten...Bir de utanmadan Messi ile kıyaslanıyor..Bir kere siz kıyaslamayı aynı kategori içinde yapabilirsiniz..yani insanlar arasında..oyunu geçtim bir insan olan Messi'yi ,bir hayvan bile olamayan çakma cristiano'larla kıyaslayamazsınız..Ronaldo demiyorum çünkü,hepimizin bildiği Ronaldo Fenomeno ile yani brezilyalı Ronaldo ile aynı ismi paylaşması bile yakışıksız..Elenebilirsin,kötü oynayabilirsin ama nasıl bir çirkef olduğunu dünyaya sürekli göstermek zorunda mısın? Voleybolla ne ilgisi var demeyin..son yıllarda yenilgiyi hazmedemeyenlerle ,mağlup olmak içlerine CUK diye oturanlarla paralellik arz ettiğinden buraya konu etmek gerekti...

29 Haziran 2010 Salı

ivana djerisilo




Az çok takip edenler bilir ivana djerisilo benim için özel bir oyuncudur.Çok güzel bir kız değil o ayrı ancak özellikle servislerinin hastasıyım.Tahminlerime göre servisleri nesnes'in bir gömlek üstünde liubov sokolova chachkova'nın bir level altında..Türkiye'de kaldığı için mutluyum ama keşke tamamlayıcı oyuncular da kaliteli olsaydı..rakip olarak duayen clubberlar kesmiyor...artık beşiktaş ve galatasarayın da fenerbahçenin izini takip etmesi lazım ki biraz rekabet görelim..seyirci görelim...karşımızda taraftar grubu diye çoluk çocuk görmekten bıktık...iyi ki burdasın ivana...

26 Haziran 2010 Cumartesi

OLEEEYYY

Arkadaşlar fazla uzatmanın alemi de yok anlamı da...fenerbahçe , dinamo moskova ve bergamo artı hırvatlar..hırvatları görüntü olsun diye koyduklarını düşünüyorum guruba..balkan memleketlerinde havası mıdır ,suyu mudur bilinmez kızlar her zaman güzeldir...konu bu değildi sahi...abartmanın alemi yok ama gerçekleri de söylemek lazım bu 3 takım zaten avrupanın en güçlü 3 takımı..aynı gurup bal börek olmuş..BERGAMO için güç kaybetti diyenlere laf anlatmakla zaman kaybedemeyiz.Rudy Tomjonovich'in (bu adam da kim diyenler google var) bir şampiyonun yüreğini asla küçümsememelisiniz! tokadını atıp bırakalım..eleo geliyor biz kaçırır mıyız ? dinamo moskova için costagrande yazısı altında yazdığım aynen geçerli...final fourda final rakibimiz olur eğer ki kura da erken eşleşilmezse...eczanenin rakibi grup çıkışında bu mahşerin 3 atlısından birisi olursa ki öyle görünüyor :) harcadığı paraların üzerine bir bardak soğuk karamandere menba suyu içebilir...

17 Haziran 2010 Perşembe

KÖRLER VE SAĞIRLAR

Memleket dalkavuk dolmuş...Gerçekleri dillendirme cesareti gösterecek adam bir elin parmaklarını geçmez..her platformda böyleyken voleybolda farklı olması düşünülebilir mi?..biz burada bir şeyler yazıyoruz ve geçmişe doğru okuduğunuzda yanlış bir bilgi göremiyorsunuz..buna rağmen nazar okları üzerimize geliyor..peki neden ?..fenerbahçeliyiz ama bu adaletimize gölge düşürmez...gördüğümüz bir eksiği yada yanlışı tenkit etmemize asla mani değildir...voleybol özeline geldiğinizde ,fenerbahçenin başarısı birçoklarının sinirlerini bozmuşken,bizim burada yazdıklarımızın doğruluğu şirket yalakalarını mutlu etmez,öyle bir niyetimiz de yoktur,önemli olan hakikati dillendirmektir..belli bir çalışma ve ciddiyet isteyen transferlerimiz bile show olarak değerlendirilirken hakkaniyetin ölçüsünü görmeniz zor olmaz.Sizin takımınızın her transferi 'nokta atış' olurken,kıskandığınız,gıcık olduğunuz ve sinirden tırnaklarınızı yediğiniz 'şampiyon' takımın transferleri nasıl show olur ?...teraziniz şaştığında,şaftınız kaydığında,ezilmişlikten kaynaklanan iyi ile kötüyü ayırd etme kabiliyetiniz kaybolduğunda olur...sırf güzel diye geçmişinde ortalama başarılar bulunan bir insanı,bir vatandaşı prenses yapamazsınız..kapasitesi yetmez.dünya yıldızı derseniz;başarıları neler peki diye sorarlar..sadece o insanı şımartırsınız,yaşı ilerlese de olgunlaşmaz,gider bir gazeteye röpörtaj verir ve ben 'fırlama'yım diyecek kadar ham olduğunu hayretle görürsünüz..ham meyveyi dalından koparırsınız..olmadan biter,pişmeden kokar...bir tane bile eleştiri alsa top-tüfek savunmaya geçerseniz kendini darı ambarında zanneden tavuğa döner..sadece insanlar için değildir bu,takımlar için de geçerlidir...meydanı boş bulup kendini abdurrahman çelebi sananlar gerçek bir kulüp takımı yatırım yaptığında hemen saldırmaya başlar..oyuncuya imza attırır eline böyle konuşacaksınız diye kağıt tutuşturur..Türkiyeden haberi bile olmayan adama abuk sabuk beyanat verdirtir... yaparlar bunu...
İşte bu noktada bize düşen gerçeği olduğu gibi 'aks' ettirmektir..kayırmacaya girmeden kör kütük savunmadan,küfür kafir savurmadan...bilirsiniz ki gerçeği konuşanlar asla sevilmezler...ille maymundan geldik biz maymunuz diyene hayır sen insansın demenin anlamsızlığı gibi,kafasını kuma sokup saklandığını sanan devekuşlarına da aslında bir taraflarının açıkta kaldığını anlatmanın faydası yoktur..o halde nedir ?..bıkmadan ,usanmadan doğruyu söylemeye devam etmektir..inadına doğru olursanız,eğriler yol bulamaz...
Unutulmaması gereken insanlar hoşlanmasa da hakikatın söylenmesi gerektiğidir...İnsan hakikate bütün ruhu ile yürümelidir...

PRENSES VE ŞEBEKLERİ

Padişah ‘patlıcan, ne şahane bir yemek’ dediğinde; dalkavuk ‘patlıcanın 40 türlü faydası vardır sultanım, sofranızdan hiç eksik etmeyiniz’ der. Bir süre sonra da ‘şu patlıcanı, bir daha soframda görmeyeceğim’ serzenişinde de, dalkavuk ‘aman sultanım ne berbat bir nebattır, yüzüne dahi bakılmaz’ diye fikrini belirtir. Padişah ‘bre adam daha geçen gün patlıcanı methedip, yere göğe koyamıyordun!’ diye çıkışınca, dalkavuk ‘ben patlıcanın değil, sizin dalkavuğunuzum sultanım!’ cevabını verir.