SITE İÇİ ARA

11 Kasım 2010 Perşembe

Skowronska neden Japonya'da yoktu?


İnternette gezinirken çokları bu soruyu merak edince ufak çaplı bir kurcalamak istedim.Gizli kaynaklarıma ulaşmadan önce Damla Ünver bu konuda bilgi vermiş mi diye sitesine baktım.Nafile tabii ki...ewa ile baranska arasında şöyle olduğu yazıyor,şu site böyle demiş klişeleri dışında bilgi yok...Kendi yurtdışı kaynakları olan bir-iki sitede böyle yazınca doğal olarak kendileri de aynısını yazmış.Dış haberlerden böyle sorumlu olmamalı site yöneticileri.Sadece Ewa için değil birkaç önemli oyuncu için de neden kadroda olmadıklarını buradan verelim;
Ewa Skowronska ile Anna Baranska Werblinska arasında ciddi bir anlaşmazlık var.Sorunun nedeni takımın lideri kim kavgası olmasın :)Ayrıca son zamanlarda alınan başarısız sonuçlar Matlak ile arasında gerginliğe sebep olmuştu.Matlak verdiğim şansı kullanamadı derken ewa başındaki ağrılardan filan şikayet etmişti.En büyük neden bunlar.Antrenör Matlak da tercihini kullanmış.Takım içinde de taraflar olunca ewa ile birlikte 2-3 oyuncu da kadroya alınmadı.Olay bundan ibaret.
Hollandalı Stam sırt sakatlığı nedeniyle kadroya alımmamış.
Brezilyalı Mari diz ameliyatı nedeniyle yok.
Carolina Costagrande (favori oyuncum)davet edildi ancak Piccinini ile çok iyi geçindiği söylenemez :)
Merlo ayak bileğinden ameliyat olmuştu nekahat devresinde.
Barazza ! ahh Barazza ah.
Djerisilo (en sevdiğim oyunculardan biri) kadroda olmak istiyordu ancak antrenör aynı fikirde değildi:)
Birkaç oyuncu daha var ama bu kadarı kafidir.

NAZ AYDEMİR : İtalya'dan kaçmayı hedefliyoruz!

Yorum Milli takım pasörüne ait.Hangi milli takım ?
İlk 4 hedefleyen...Dünyanın en iyi skorerine sahip olan (öyle diyolar)...yendiğinde ezerek yenen...yenildiğinde kendi kendine yenilen...her maç öncesi favori olan...her turnuva öncesi şampiyonluk adayı olan...amigo yorumcuları olan...Hasan uğur epirden,reşat yazıcıoğlu,burcu hakyemez,ırmak kazuk v.s gibi insanlara yanlış hedefler gösterip umut tacirliği yapan yorumcu,spiker,duayen isimlerin desteklediği...daha uzatabilirim ama kalsın.
İşte bu milli takımın pasörü naz böyle konuşuyor milyonların önünde.Nasıl bir mantık,nasıl bir büyük takımlıktır bu?Polonya gibi bizden iyi olan ama bu turnuvada başından beri iyi olmayan bir takımı bile yenemiyoruz.ALACAĞIMIZ DERECE AÇISINDAN BİR BAŞARIDAN SÖZ EDEBİLİRİZ ANCAK HİÇBİR İYİ TAKIMI YENMEDEN BU DERECEYİ ALACAĞIMIZI KİMSE UNUTMASIN.BİZİM 2002 FUTBOL DÜNYA 3.LÜĞÜNE ÇOK BENZEYEN BİR DURUM.RUSYA,JAPONYA,GÜNEY KORE,POLONYA...BUNLARIN BİR TANESİNİ BİLE YENEMEDEN 5. YADA 6. OLACAĞIZ.BREZİLYA,AMERİKA İLE HİÇ KARŞILAŞMADAN...
Bu satırlarda neslihan darneli çok eleştirmişliğim var.Eleştirilerimin odak noktası-insaflı bakıldığında- tek bir oyuncu ile büyük takımlıktan söz edilemeyeceğine yönelik,diğer kısmı ise kulüp bazında kocası darnelo ve bir takım kişilere kanarak uygunsuz beyanatlar vermesi üzerine kurulu olmasıydı.Neslihan darnel iyi oyuncu ancak yetmez.Kötü olan,bir takım olmamamız ve bunun için bir çaba da göstermememiz.
Turnuvada bütün sonuçlar bizim lehimize bitti.İnanılmaz bir bal ve şans ile bu noktaya geldik.Şimdi yukarıda ismini saydıklarım ve twitterda arz-ı endam eden su kuşları bunu bize kendi başarımız diye pompalamaya devam edecek.Hayallere dalacağız yine..Adil olan bizim 9. ya da 10.olarak bu turnuvayı bitirmemizdi ancak talihimiz yaver gitti ve hakkımız olandan fazlasını alıyoruz.Almanya maçında kozuch ve fürst eğer ortalama bir iş çıkarırsa KÜÇÜMSEDİĞİMİZ (gerçekten ilginç)almanlar bizi yener.Balımız bizi bırakmadığından bu maçı kazanma ihtimali de mevcut.Diğer taraftan italya o kadar saçma işler yaptı ki gerçekten kızgınlıktan bir şeyler yazmaya elim varmıyor.Dandik sırplara bile maçı verebilirler.Almanya takımını geçersek 5. oluruz gibime geliyor.Ancak bu çokça okuyacağımız gibi müthiş bir takım olduğUmuzdan değil turnuva balımızın büyük oluşundan kaynaklanacak. Teşekkürler yine beleşe büyük bir mirasa konuyoruz.

9 Kasım 2010 Salı

Türkiye - Peru 3-0

Tahmin edilen skorla ancak umulandan fazla sayı verilerek kazanılan bir maçtı.Bu turnuvada bizim maçlarımız dışında oynanan bütün maçlar bizim istediğimizin de ötesinde lehimize sonuçlandı,sonuçlanmaya da devam edecek.Bugün polonya çin maçını kaybettiği anda (ki tahminim o yönde)yarın kaybetsek bile ilk 4 takım içinde olacağız.Diğer gruba baktığımızda oradan italya ve almanya (belki hollanda)gelecek.YANİ İŞİN ÖZETİ ŞU; İTALYA İLE 5.LİK MAÇI OYNAYACAĞIZ.2.kez katıldığımız turnuva için mükemmel bir sonuç olacak.Amigo yazarların gereksiz gazlamaları dışında ilk 4 içinde olmamızın imkanı zaten yok.Bunu başarmak için rusya ve japonya'dan birini mutlaka yenip,diğer maçlarda hiçbir fire vermemen gerekir.Rusya ve Japonya maçlarında rakiplerle aramızdaki mental farkı ve mücadele azmini net bir şekilde gördük.Hayal kurmayalım.
IRMAK KAZUK ;
Televizyonda muhabir olmak ülkemizde o camiadan sağlam bağlantıların olmasını gerektirir.Anlaşılan sevgili Irmak bu konuda iyi.Kızlara gaz vereceğim diye,televizyondaki izleyenleri enayi yerine koymak neyin nesi Irmak? Japonya maçını kaybedince turnuva bitmiş gibi oldu,Peru maçıyla zirvede gibi oluyoruz ne demek? Domatesle biberi karıştırmak hepimizde huy olmuş.
Kızlara gereksiz yere ilk dört hedefini pompalayın,Onları strese sokun,sonra zaten dengesiz bir takımız,iyice elimiz ayağımıza dolaşsın,ilk dört hedefini doğal olarak kaybedince kızlar kendi oyunlarını oynamaya ancak turnuva sonunda başlayabilsin.Hep söyledik gaza gelmek en büyük hatamız.
Polonya maçı;
Normal şartlarda Polonya bizden iyi takım.Ancak takım içinde neler oluyorsa konsantrasyonları ciddi tahribat görmüş durumda.Kazanmaları gereken bir-iki maçı kaybettiler.Bizim kızların gerçek hedefi artık ortaya çıktığı için yarın bu durumdaki Polonya takımını geçeceğiz.Başta yazdığım gibi İtalya ile 5.lik maçı yapacağız.İyi bir italya takımını ise yenmemiz için çok şey gerekiyor.
HASAN UĞUR EPİRDEN ;
Lütfen Hasan Bey!Sizin yaşınıza gelmiş bir insanın kahvehanede milli maç yorumu yapanlar gibi yorum yapması anlaşılır gibi değil.Başımıza ne geldiyse hep yanlış hedefler yüzünden geldi.Milletin önüne gereksiz ve ZAMANSIZ hedefler koymakla ülkenizi çok sevmiş olmuyorsunuz.BU ÜLKEYİ ÇOK SEVMEK,MİLLİ TAKIMLARIMIZIN BÜYÜK BAŞARILAR KAZANMASINI İSTEMEK ÖYLE MANGALDA KÜL BIRAKMADAN SALLAMAKLA OLMAZ.TEK BİR OYUNCUNUN DÜZENSİZ İNİŞ ÇIKIŞLARI İLE KÖR TOPAL GİTTİĞİMİZİ UNUTMAYIN.

7 Kasım 2010 Pazar

BURCU HAKYEMEZ VE JAPONYA MAÇIMIZ

Her zaman belirttiğimiz gibi bizim milletçe çok uç fikirlerimiz var ve işimiz,mesleğimiz ne olursa olsun bu hepimizde birbirine benzer.Burcu hanım bir yazı yazmış altına yorum yazıyorsunuz,hata veriyor yorumu vermiyorlar.Belli ki bilinçli bir uygulama var.Burdan da paylaşacağım yazdığım notu.Bir önceki yazıya bakarsanız 2.tur ile ilgili fikirlerimizin şu anda hatasız gerçekleştiğini görmekteyiz.
Sırbistan en iyi iki oyuncusunu (vesna-ivana) ekarte ederek zaten gözümde sıfırlanmıştı.Bakmayın siz ilk tur maçları ve bugünkü çin maçına.Çin takımı rezil bir halde.Diyeceksiniz ki dün japonları yendiler.Japonya-çin-güney kore arasındaki maçlar farklıdır,bunları kendi içlerinde değerlendirmek gerekir.Sırp takımı hep basit maçlar kazandı,orta seviyedeki bizden fark yedi,üst seviyedeki japonlara antrenman verdiler.Sırpları geçiyorum.Gelelim bugünkü japoonya maçına ;
Daha önce saori kimura hakkında müstakil bir yazım var.Aynı yazıda japon takımından da bahsetmiştim.Dün de yenmemizin mümkün olmadığı 4 takım içerisinde saymış ve eğer takımımız çok şanslı olursa belki büyük bir sürprize imza atabiliriz demişim.Şanslı olmadığımızı gördük.Tabi işin şakası bir yana buradan amigoluk yaparak yazılar yazsak burcu hakyemez gibi mahçup durumlara düşeriz.Biz mahçup olmamak için kendi milli takımımız da olsa gerçekleri yazmak durumundayız.Voleybol sitelerindeki eski antrenör,yazar ,yorumcuları herkes okuyor.Tamamen skora endeksli ve umut tacirliği dışında bir tane yazı görmek çok kolay değil.Aylin üstündağ hakkında değişik yerlerde üzücü yorumlar çıkmasını ise kınamaktayım.Bu kadının tavrı,yorum şekli ve yaklaşımı yıllardır voleybol camiası içinde bilinmektedir.Televizyonda maç içinde yorum yaptırırsanız bu şekil dışında başka türlü konuşması mümkün değil.Ya çıkarmayacaklar ya da eleştirmeyecekler.Eleştirecekseniz ntvspor kanalını niye aylin hanıma yorum yaptırıyorsunuz diye eleştirin.
Ayrı bir parantez bizim italyan kızlara açmalıyım.Japonya maçıyla birlikte raisport 1 de abd-italya maçını takip ettim.Gerçekten italya dün yaptığım toparlanmalı yorumundan sonra bugün amerikayı eski günlerini hatırlatarak yendi.Muhteşem bir maçtı.Serena ortolani bu vesileyle tebriklerimi tekrar alsın.
Evet salı günü peru maçını 3-0 alacağız.Çarşamba günü ise polonya karşısında 3-1 lik bir galibiyet bekliyorum.
Burcu Hakyemez hanımefendiye ntspor.netteki son yazısı münasebetiyle gönderdiğim mail de şöyleydi;
Merhaba Burcu Hanım ;
Büyük turnuvalarda ezmek,dağıtmak gibi kelimeleri kullanmamak önemlidir.Aynı takımla bir üst turda karşılaşıp aynı şekilde yenilebilir ya da bir takımı ezip geçtikten sonra ertesi gün başka bir takım karşısında komik durumlara düşebilirsiniz.Bu şekilde; ezmek,geçmek,sahadan silmek,perişan etmek gibi amigo veya fanatik holigan tabirleri ile ulusal medyada yazı yazılmamalıdır.Sizden beklediğim yarın, 'Japonlar bizi ezip geçti' başlığı altında bir yazı yazmanızdır.Adalet ise herkese adalet olsun.Arkadaş ortamında muhabbet etmek ile herkesin okuduğu bir sitede köşe yazısı yazmak ayrı şeyler olmasına rağmen arada karıştırıldığını üzülerek görmekteyim.
Saygılarımla.

5 Kasım 2010 Cuma

2010 japonya 2.tur başlarken

İlk turlar sonunda çok açık ortaya çıkan görüntüye baktığımızda brezilya-amerika finali dışında hiçbir yolun görünmediği netleşti.Ben açık ara amerikan takımını favori görmekteyim.Brezilya da müthiş bir form yakaladı ve şaka gibi bir set ile italya karşısında 25-7 lik bir durum ortaya çıktı.Kendi adıma üzücü bir maçtı ancak italyan takımı artık kendini bir silkelemek zorunda.
Bizim takıma gelince 21 ekim sabahı sabah saat 5 te ben roma'ya doğru yola çıkarken kızlarımız da japonya yolculuğu için atatürk havaalanındaydı.Neslihan ve eski sutopu oyuncusu kocasını yanımda görünce moralim bozulmadı değil ama bir kişinin bile bu kızları yolcu etme zahmetine girmemiş olması daha üzücüydü.Gerçeklere gelirsek ilk maçta yaptığımız şey başta sürpriz gözüktü ancak çin takımının perişan halini görünce normal bir skor olduğunu gördük.Bizim ilk turda doğruları konuşacaksak önemli bir başarımız olmadı,AKSİNE KANADA-DOMİNİK MAÇLARI ZORA SOKULDU VE BUNLARA DA UTANMADAN SIKILMADAN KILIF UYDURULDU.Top 5 takımdan biri olan rusya takımına onların hediyesi olan ilk sete rağmen karşı koyamadık.Bu turnuvada şu kadrolara bakarak söyleyebileceğim hiçbir surette yenemeyeceğimiz 4 takım var.Amerika.brezilya,rusya,japonya.Bu takımlar dışında diğerlerini yenebiliriz çünkü onlar da bizim gibi dengesiz.Yani bu zaviyeden bakınca 2.turda 4 maçta 3 galibiyet almak bizim için en üst nokta olacaktır.Tabii ki artık ilk dört takım içince turnuva bitirmemiz mümkün değil.5. VE 8. LİK ARASINDA BİTİRECEĞİZ.Benim tahminim en iyi performansımızı sergilersek 5.lik maçını oynarız.Bunun ötesine imkan yok.Hayal kurmak isteyene her şey serbest tabi ama biz bu satırlarda hep gerçekleri yazdık.Sadece tek oyuncunun eline bakarak hiçbir yere varılamayacağını yazıp duruyoruz ama hiçbir sonuç yok.Neriman kendisinde olan gerçek potansiyeli,patlamayı yapamazsa ilerki yıllarda işimiz çok zor.
Sırp takımı djerisilo'yu takım dışında tutarak intiharla eşdeğer bir iş yapmış oldu ancak ilk turda fazla bir dirençle karşılaşmadan kolay bir süreç geçirdi.Sırpları yeneriz,Polonya iyi durumda değil,bize ters geliyorlar ancak onları da geçeriz,peru takımını konuşmaya gerek yok 3*0 biter.Japonlar ise normal şartlarda ne olduğunu anlamadan bizi devirir ancak neslihan darnel'deki şans takıma da sirayet ederse çok büyük bir sürpriz ortaya çıkabilir.
Herkes şimdiden brezilya-amerika finali için arkasına yaslansın.

13 Ekim 2010 Çarşamba

Voleybol Gündeminden Kısa Kısa

Finalle başlayalım.Bir önceki yazıda belirttiğim gibi Küba favorimdi.Kazanması için gerekenleri 2 maddeyle yazmıştım.Hiçbir şey yapamadılar.Lorenzo Bernardi'nin dediği gibi Brezilya servise en iyi oyuncusu Murilo ile çıkınca Setlerin başlarında 5-6 fark yaparak işi bitirdi.Küba sürekli fileye top takmayı ve çizgi ihlalini halletmek zorunda.Ben izlerken yaptıkları bu saçma hataların sayısını unuttum.Brezilya hat trick yaptı tebrikler.
Bir tebrikte hakemimiz sayın Ümit Sokullu'ya...Her ne kadar çok kritik bir anda içeri düşen Küba topuna dışarı diyerek fahiş bir hata yapsada bu onur milletimize ait.
Eczacıbaşı Vitra takımı Barazza yerine çok daha iyi ama bir o kadar da sinir bozucu ve şımarık Amerikalı Bown ile anlaşmış.Grand Prix finallerinde gördük bizim Efesli Tamer Oyguç neyse bu kadın da voleybolda o.Kendisi hakkında ağustos ayında polonya maçından sonra şöyle yazmışım; ''heather bown denilen oyuncuyu kadın olarak nasıl değerlendirebiliriz? hadi değerlendirdik diyelim bu ne kadar içimize sinecek ?'' ...Şimdi çok daha güçlüler ancak aldıkları oyuncu sezon içinde takımdaki malum şımarıklarla birlikte daha fazla antipatik olur,Duayen menajerin yol vermesiyle de böyle bir strateji geliştirip Fenerbahçeyi alt etmek için tansiyonu sürekli yüksek tutmaya çalışacaklar.Sanıyorum böyle bir taktiği de başarıyla uygular ve hedefleri olan Fenerbahçeyi geçmeye yaklaşabilirler.Fenerbahçemize düşen çirkefle çirkef olmamak ve sağduyuyu her zaman olduğu gibi elden bırakmamaktır.
Gelelim Millilerimize,bayan olanlara tabi..Birkaç yerde okudum ALMANLARI EZİP GEÇMİŞİZ...İşte size her zaman bahsettiğim züğürt tesellisinin ve kendini kandırmanın en okkalı örneği.Almanları ezmişiz,nerde peki ? hazırlık maçında..Almanları neden 15 gün önce asıl gereken yerde ezip geçmedin peki ? kem,küm...Beyler,bayanlar almanya grand prix finallerinde,sen ortada yoksun..hazırlık maçında ezip geçmediğimiz kimse yok maşallah...ama iş resmiyete gelince süt dökmüş kediyiz...devam edelim ay sonu dünya şampiyonası var.Nasıl olsa başarısızlıkları geçiştirmekte ve pişkin pişkin millete sözler verip tükürdüğünü yalamakta üstünüze yok.İNŞALLAH HAZIRLIK MAÇLARINDA ŞU BOL BOL EZİP GEÇTİKLERİMİZİN BİR İKİ TANESİNİ YENERİZ...

10 Ekim 2010 Pazar

KÜBA- BREZİLYA VE TURNUVANIN ARDINDAN

Bir turnuva daha en iyi iki takımın finale kalmasıyla sona eriyor.Dünya voleybolu bir tarafa bu iki takım bir tarafa...Bariz oyun -mantalite ve klas farkı var.Eğer voleybol oyun şablonlarını kategorize edersek bunlara karşı rus ekolü ve sürekli mücadele eden ve her topa dokunmayı amaçlayan inatçı italyan ekolünün net olarak geri kaldığını gördük.Rusların oyun anlayışı-aynı kategoriye sırbistanı dahil edebiliriz- çok sevimsiz ve kule gibi adamların son derece suratsız ve meymenetsiz şekilde parke üzerinde arz-ı endam etmesinden oluşuyor.1990 öncesi hakim olan sistem buydu dünya voleyboluna.Artık köprünün altından çok sular aktı.İtalyanlar ise 'rüya takım' dedikleri mevcut takımla yeni bir şampiyonluk rüyasına girmişti ama bu takımda her ne kadar mastrangelo,fei gibi önemli oyuncular olsa da asla bir Lorenzo Bernardi,de Giorgi ya da Tofolo olmadığı için Brezilyaya özellikle 2 seti ezilerek verdiler.İtalya ancak buraya kadardı.
Gelelim asıl maça.Küba benim baştaki favorimdi,tek korkum takım servisleri fileye çok takıyor ve ortaya düşen toplarda çok kargaşa oluyor.Bu sorunlar üstün yetenekleri ve atletikleri sebebiyle finale kadar sorun çıkarmadı ama sırp maçında direkten döndüler.Şimdi son 10 yılın en iyi takımıyla karşılaşacaklar.Ben yine Küba diyorum.Bunda belirleyici olacak tek şey var.Küba bugün servislerde hata sayısını minimumda tutsun bu maçı kesin kazanır.Çünkü Brezilya da dahil Küba ile yetenek ve atletiklik olarak baş edebilecek hiçbir takım yok dünyada.Basit hata oranları yüksek olursa Brezilya maçı kazanır.
1990 öncesi Sovyetler,1990 sonrası Küba ve 2000 sonrası Brezilya voleybolda tekel oldular.Şimdi tekrar Küba'nın hüküm yıllarına giriyoruz.Bu maçı kaybetse de değişmeyecek ve ömrü olanlarımız bunu görecek.
Leon ve büyük pasör Hierrozuelo için birkaç şey söylemek gerekecek.Gerçekten mevkiilerinin tartışmasız dünyada en büyük oyuncuları olarak görüyorum..Leon daha gencecik olsa bile bu kupada bunu gördüm..Hierrozuelo ile diğer pasörler arasında kıyas yapmak voleybol sporuna karşı ayıp etmek olur.
Sonuç olarak gruplarda ispanya'nın inatçılığını tebrik etmeyi unutmayalım.Bulgaristana maçı veren Brezilyanın da imajına yakışmayan bir durum yaşanması organizasyonun en tatsız tarafıydı.İik dört takımı sırbistan-rusya değişimi dışında doğru tahmin ederek te benim için sürprizin olmadığı bir turnuva oldu.Bundan sonra herkes Küba'nın dönüşünü izlemeye başlayacak.

9 Ekim 2010 Cumartesi

KÜBA FİNALDE ! CUBA 3 SERBİA 2

Muhteşem bir maç sonunda muhteşem küba genç oyuncuların tecrübesizliğine rağmen dünyanın geri kalanından çok daha estetik ve güzel oynadığı oyunda, sırbistanı tie break setinde geçerek hak ettiği finale çıktı.Beni de daha ilk yazımda favorim dediğim için utandırmadılar.Bizim ivan gerçekten müthiş oynadı ama maç sonunda bütün sırp takımı O'nun eline bakınca bir yere kadar getirebildi.Bu kübalılar bayanlarda ve erkeklerde gerçekten çok başka oynuyorlar.Bunların hakkını vererek değerlendirme yapmak gerek.Blok hattı çin seddi gibi.Simon çok başka...Leon aynı şekilde...Hierrozuelo yazdım zaten xavi gibi adam...Şimdi bize 1990 tekrarını yaşatmaları için İtalyanların da brezilyayı geçmesini beklemek düşüyor...Ne güzel olacak..Bernardili,Zorzili italyadan,Leonlu,Hierrozuelolu kübaya...rövanş için brezilya engeli kaldı...

Jenny Barazza ve Eczacıbaşı Vitra

Evlilik hazırlıklarım nedeniyle uzun süredir blogda süreklilik sağlayamıyorum.Barazza olayını duyunca aklıma Flier'in vkfbnkgstt takımına attığı kazık geldi.İşin insani boyutu ayrı olmakla birlikte,göya her şeyleri belli bir program ve profesyonellikte olan oyuncuların yeni bir takıma imza atmışken ve tam da sezona girmek üzere iken yaptıkları bu tür işler hoş durmuyor.İğne-çuvaldız olayına girip bir zamanlar ispanya yollarına düşüp sonra ben hamileyim dönüyorum diyen oyuncuların olduğu bir ortamda çok fazla da kızamıyorsun.Vitra takımı yerini nasıl doldurur bilemem ama Barazza'nın yokluğunda Fenerbahçe geçen sene olduğu gibi yine çok rahat bir sezon çıkaracak gibi gözüküyor.

29 Eylül 2010 Çarşamba

27 Eylül 2010 Pazartesi

Dünya Erkekler Voleybol Şampiyonası 2010

Biraz gecikmeli de olsa sonunda dünya şampiyonası ile ilgili yazmak mutluluk verici.Bayan millilerimizin muhteşem performansından dolayı erkeklere fırsatın ancak gelmesi bizim hatamız değil.
Gözümüzün pasını silen bir turnuva olduğunu baştan yazıyorum.İlk gün ispanya - küba maçını izlerken bunu gördük.Maçın neredeyse tamamına yakınında kübalılar beni çok şaşırttı.Belki de ispanya karşısında şipşak 3-0 yaparlar düşüncesiydi bu.İspanya dün brezilya önünde de iyi oynadı,tabi 25- 9 luk bize fenerbahçe - eczacıbaşı maçını hatırlatan son seti saymazsak...bu vesileyle eczacıbaşını da anmış olalım...yalnız küba takımı şu ana kadar izlediğim takımlar içinde en iyisi...tek eksikleri havaya girmek..10 yıldır küresel çapta büyük başarıları yok ancak bu sene bu döngü kırılabilir.oyunu barcelona gibi oynuyorlar.pasör sadece paslarıyla aktif değil,aynı zamanda manşet sonrası normalde pasörlerin yapmadığı şekilde smaçlaması izleyenleri de havaya sokuyor.benim şu ana kadar gördüğüm en etkili pasör Hierrezuelo..Bugün b grubunda brezilya-küba maçı en azından benim kafamda birçok soruyu netleştirecek.Favorim küba bu maçta..bu turnuvada devamlılığı ne kadar sağlayacaklar bunu göreceğiz..brezilya ise yine iyi başladı ancak bu akşam izledikten sonra brezilya hakkında yazabilirim.ispanya ise çölde bahtsız bedevinin bile başına gelmeyecek şekilde brezilya ve küba ile aynı gruba düştü.Buna rağmen küba maçını izledim müthiş bir direnç var takımda..izlemeden yorum yapmak istemiyorum ama brezilya karşısında da son seti saymazsak direnmeye çalıştıklarını söylemek yanlış olmaz..italya cephesine gelince ben takımda bir kenetlenme görüyorum ancak bu rusya-brezilya-küba şeytan üçgenini aşmaya yetecek mi bunu göreceğiz.italya-brezilya-küba ve rusya ekseninde istatistik te vererek yazmaya devam edeceğim.

23 Eylül 2010 Perşembe

VOLEYBOLDA ESEN YALAN RÜZGARLARI

Grand prixye gidemedik ya (sanki her sene gidiyoruz)şöyle bir voleybol piyasasına göz attığımda gerçekten ilginç yaklaşımlar görmedim desem yalan olur.Başarısızlıklara rağmen çok büyük takım olduğumuzu söyleyip duranlar bir yana,yıllar öncesinde kalan maçları gündeme getirip yazanları da gördüm.Mehmet Bedestenlioğlu'nun neslihan darnel'e neden smaç servis kullanmıyorsun neslihan ? diye sormasını bile antrenörün şevkatli yaklaşımı olarak gösterip konu edinenler de var.Daha 2-3 yazı önce bizim profesyonellik anlayışımızla ilgili yazdıklarımız bu örnekte çok net ortaya çıkıyor.Arkadaşlar hiçbir büyük takımda antrenör oyuncusuna böyle konuşmaz!Bunun insanlıkla,şevkatle,babacanlıkla bir ilgisi yok...Milli takımdan bahsediyoruz,lise kız takımından değil.Neslihan'ın antrenör ve oyuncular üstü bir konum kazandığından söz etmenin gereği yok.Ortada başarısızlık varsa bunun çözüm yolları aranır,sürekli 'öbür turnuvaya kısmetse' diye milletle alay edilmez!Birisi çıkıyor rahatlıkla şu takımı 2003 yılında ezmiştik diye yazabiliyor..7 yıldır ezildiği günleri hesaba katmıyor.Şimdi bu mantıkla nasıl ilerleyeceksiniz?Grand prixlerde yoksun,avrupa şampiyonasında kendi ülkendeki turnuvada aldığın 2.likten başka bir başarın yok..HALA ZÜĞÜRT TESELLİLERİ İLE AVUTUYORLAR BİZİ...Bireysel ödüller güzel ama takımın yıllardır sürekli başarısızlık rekoru kırıyorsa ben ne yapayım en değerli oyuncuyu,sayı kralını...alsın evine götürsün..grand prixde var mısın? bana onu söyle...
Neslihan oynarken diğerleri niye oynayamıyor? sorulması gereken soru bu..bu soru çözüme kavuşmadığı sürece hiçbir başarı kazanamayız bunu her zaman söylüyorum..ilk yapılması gereken seda tokatlıoğlu ve naz aydemir ile acil bir görüşme yapıp neler oluyor demek...sorulacak sorular belli; Bu takımda bir lobileşme,gruplaşma var mıdır? Oyuncular arasında ayrımcılık yapılıyor mu? Neriman özsoy takımda üvey evlat mıdır ? Nasıl oluyor da seda milli maçlarda kulüp performansının yarısını bile sergileyemiyor,buna neden olan olay ya da olaylar nelerdir ? BU TAKIMA BU KADAR PARA HARCANIYOR,EKSİK OLAN NE ? Siz bu soruları sormaz ve hala antrenman,fizik-kondüsyon filan konuşup durursanız,en hafif tabirle bu hedef saptırma olur,gerçeklerin üzerini örtme olur...Bu soruları soracak ve bu işin neresinde bir yanlış varsa düzeltecek sorumluluk sahibi insanlar lazım..Şimdi ben burdan Damla Ünver hanıma sesleniyorum,lütfen bu soruları sorun ve sordurun..yoksa kendi kendimizi aldatıp durmaya devam...eğer istenen, takımın bir ileri,bir geri bu şekilde gitmesiyse -YANİ KONTROL ALTINDA TUTULMASI İSE- açıkça söyleyin biz de uğraşmayalım...

BİR GRAND PRİX DAHA KAÇTI TEBRİKLER

Herkesin bildiği gibi bu grand prix aslında temmuzda bulgaristana yenilince kaçmıştı.Biz sardunya adasına gelirken umut tacirleri dışında kimsenin bir beklentisi yoktu.Raisport2 de izleyen görmüştür italya-rusya maçında millilerimiz tribünde,kulaklarda ipodlar,ellerde iphonelar,üzerlerinde milli eşofmanlarla güzel bir maç izledi.acaba sevgili gizem güreşen tweetlerini aksatıyor mu ? inş aksatmıyordur.düzenli olarak tweetlemesi millilerimiz için çok önemli..neyse..evet aynı sardunya adasındaki seyirciler gibiydi milli kızlarımız...
Listeye bakalım;
MVP: Neslihan Darnel (TUR)
En iyi blokör: Bahar Toksoy (TUR)
En iyi Libero: Enrica Merlo (ITA)
En Skorer oyuncu: Neslihan Darnel (TUR)
En iyi servis atan oyuncu: Kathleen Weiss (GER)
En iyi pasör: Evgenya Startseva (RUS)
En iyi smaçör: Ekaterina Gamova (RUS)

En iyi oyuncu*en skorer oyuncu ve en iyi blokör Türk...kağıt üzerinde böyle..ama kağıt üzerine yansıyan başka bir liste daha var ;
1. Almanya
2. Rusya
3. İtalya
4. Türkiye
5. Hollanda
6. Bulgaristan
genel sıralama....

Bulgaristan ve hollandayı yenebilmişiz..yani son iki sıradaki takımları..üzerimizdeki 3 takıma karşı hiçbir varlık gösterememişiz..italyadan bildiren ragıp beye bakarsak bütün maçlarda inanılmaz oynuyoruz eziyoruz,asıyoruz,kesiyoruz..sonuç ? sonuç yok...bizi hala gözümüzün içine baka baka keklemeye devam ediyor ragıp...bir O eksik kalmıştı bunu yapmayan, eksik olmasın...
En'ler listesindeki durum ile genel sıralamadaki durum arasında büyük tezat var..bunun nedenlerini yazıyoruz da yazıyoruz ama söylediğimiz gibi bayan voleybolunda bu seviyeden öteye geçilmesi İSTENMİYOR...bunu başka türlü izah edemeyiz...sıralamada lider almanyadan sadece Weiss listede ama almanya grand prix'de!...bizden 2 oyuncu var ama 4.olmuşuz...HEP KENDİMİZİ KANDIRIYORUZ...yıllardır aldatılıyoruz...turnuvaların sayısını bile unuttum, bize umut tacirlerinin başarı sözü verdiği turnuvaların...
Neslihan diye tutturanlar bu başarısızlığa 'neslihan daha ne yapsın?' diye karşı çıkıyor...neslihanın suçu olur mu hiç...sütten çıkmış ak kaşığımız neslihan...Ünal'ımızın da suçu yok..suç biz izleyenlerde...kurcalamayalım canım fazla...oturup güzel kızları izleyelim dimi ama...niye başka şeyler bekliyoruz ki ?
Dünya şampiyonasında nasıl olsa başarırız..Neslihan demişti temmuzda bulgaristan maçından önce 'BU SEFER KAZANIP GRAND PRİX FİNALLERİNE GİDECEĞİZ' diye...HANGİ SEFER SEVGİLİ PRENSESİM ? sana karşı kusurumuz büyük lütf edip affeyle...senin enfes oyunun ve güzelliğin karşısında büyülenenler neden diğer arkadaşların tribünde rusya-italya maçını BİRLİKTE izlerken orada olmadığını sorgulamaz...sen hollywood yıldızları gibisin...ismini caddelere yıldızlar içinde yazmak lazım...bunu yaptığımızda şu takımı bırakacağını bilsem o sürekli gezip durduğun cafelerin önüne ismini altın harflerle yazardım...şu takımı rahat bırakacağını bilsem adını dağlara yazardım prensesim..sen ödülleri ve sponsorlukları toplarken takım dökülüyor niye ?diye soran yok...dün gördün mü antonella'yı,francesca'yı? baskı altında nasıl insiyatif kullanıp TAKIMLARINA POZİTİF KATKI sağlıyorlar..Francesca gerektiğinde sahneye çıkarken,antonella sürekli oyunun içinde dinamo gibiydi...senin gibi 'naz bütün topları bana yollayacaksın ben de vurucam gerisini takmam' demiyor...voleybol oynamayı ortadan smaçlamak dışında başka bir şey zannetmeyenler bu takımı başarısızlığa mahkum edenlerin ta kendileridir.Piyasadaki neslihan darnel şakşakçılarının da bu ARDI ARKASI KESİLMEYEN BAŞARISIZLIKLARDA büyük payı var..Spordan sorumlu bakan bu işlere bir el atmalı...hayrola ne oluyoruz ? demeli..artık yeter...

22 Eylül 2010 Çarşamba

SULTAN DARNEL HATUN RUSYA SEFERİ

2011 World grand prix avrupa elemeleri cagliari 4.maç 21 eylül türkiye 1 rusya 3
Takımımız oyuncuları rakip hatalar dışında 80 sayı yapmış,38 tanesi tek bir oyuncuya ait...harikulade bir maç çıkarmış ve yine,yeni,yeniden adını tarihe yazdırmış...ama sadece kendi adını...her zaman olduğu gibi takım yine mağlup..hee rakip rusya tamam...zaten yenilecektik tamam ...dirençliydik eyvallah...iyi de biz burda yazıp dururken taraflı davranıyoruz deniyor ya alın size bu işi en iyi bilen ülkenin önemli bir blog sahibi yazarının yazdıkları ;
''Outro problema para a equipe turca é que o time vem jogando exclusivamente com uma jogadora no ataque, a oposta Darnel, que apesar de estar em grande forma, não consegue levar a partida inteira sozinha..''
''Türk takımının bir başka sorunu da (öncesinde yapılan 17 hatayı zikrettikten sonra) , hücümda sadece bir oyuncuyla,darnel,oynaması nedeniyle maçın içinde devamlılığı sürdürememesi...''
Biz ne diyoruz peki ısrarla ? büyük takımlar böyle oynamaz ! Bakın almanya,italyayı içim acıyarak izlediğim maçta 3-1 geçerken,bir nevi onların bayan 17 numarası kozuch hemen hemen hiç oynamadı...ama sonuç ? bizim idman maçı verdiğimiz italyayı devirdiler...yani almanlar bile artık bu köhneleşmiş,tek oyuncu üzerine kurulu geri kalmış sistemi terk ediyor..Biricik kızımız 38 atmış,muhteşem, peki ama maçın yıldızı kim ? Normal şartlarda 38 sayı atan biri açık ara maçın yıldızı olur dimi ? evet,ama olmuyor işte...çünkü rakibe en kritik anlarda,en önemli katkıları yapıp maçı KAZANDIRAN bir isim var...yüzde 62 atakla 15 sayı atan goncharova...büyük takım işte..aynı düzeyde maça tutunan 4-5 oyuncu varsa eğer aradan bir tane isim çıkıp ekstra 15 sayı yapınca maçı hemen sana getiriveriyor..Öyle 38 sayı atmana gerek yok..hee namım yürüsün dersen tamam..yaptığın bu sayı namını yürütür oynadığın süre boyunca..bıraktığın gün ise kimse 'bu kız ruslara 38 sayı yapmıştı' demez...
Mağlup takımın galip oyuncusu...neslihan darnel isimli voleybolcunun kariyer özeti bu...
Nedeni bulmamız gerekiyor...Neden takımdaki diğer oyuncular bayan 17 nin yıldızlaştığı bütün maçlarda kendi performanslarını gösteremiyorlar ? Bir takım sivriler 17 numara olmasa bu kadar da yapamayız,bu kız var ki direniyoruz diyerek mantık hatasına düşüyorlar.Takım total performansta sürekli ekside...bunun nedeni parkedeki moral motivasyon seviyesi...açık şekilde diğer kızların oynama şevkleri kaçırılıyor..bunu kanıtlayan sayısız maç var...çok uzağa gitmeyin son 3 aydaki maçlara bakın...
Evet matematiksel olarak ta havlu attık bravo federasyon,bravo bayan 17...ama dur dünya şampiyonası var kısmet oraya...

21 Eylül 2010 Salı

Bulgaristan olayı

Bakıyorum elemelerin türkiyemiz ile birlikte en güçsüz takımı bulgaristanı yenince bazı arkadaşlar bayram yapmış.İşte bizi getirdikleri nokta bu.Koskoca Türkiye takımı bu seçmelerde rusya ve italya ile birlikte çıkmalıydı.Biz n'apıyoruz peki ? dandik bulgarları yendik diye zil takıp oynuyoruz.Vasileva var gerisi kulakta hoş bir seda..Bizim biricik kızımızı eleştirirken neyi vurguluyordum bilen bilir.Maçlarda 20-25 gidiyor ama takım hep kaybediyor.Sorun burda...bir oyuncu 25 sayı yaptığı 10 maçın 8 inde takımını galibiyete taşıyamıyorsa,O'nun niyetinden şüphe etmek lazım...ayrıca bir oyuncu o kadar sayı yaparken takım arkadaşlarına da ekstra motivasyon sağlamak yerine tam tersi etki yapıyorsa bir daha o insana milli formayı vermeyeceksin...30 yaşına geldi ama kariyeri başarısızlıklarla dolu..şampiyon değilsen kimse seni takmaz hanımefendi...oynarken güzelsin diye meydanda olursun ama oynamayı bıraktığın gün kimse senin avrupa ikinciliğini,kanarya adalarında yaptığın tatili,bebekte milletin gözünün içine baka baka beni tanıyın ben işte falanca süperyıldızım,sizin prensesinizim havalarını hatırlamaz..Bu takıma harcanan paralar dünya çapında başarıları olan takımlardan daha fazla arkadaşlar...kimse kusura bakmasın bu takım birilerinin vitrini değil...sen çuvalla para götüreceksin diye bu takımı bulgaristanı yendiğinde bayram edecek duruma getirmeye kimsenin hakkı yok..yandan yemiş müessese takımı değil bu..Türkiye ismi taşıyan milli takım bu...ünalın çiftliği de değil..eczanenin şımarık staff'ı da değil..2003 ten beri çok büyük bir yatırım var ama başarı yok..Sürekli bir oyalamadır,kandırmacadır sürüp gidiyor..Kimsenin de sesi çıkmıyor..Çünkü içerideki kokular dışarı yayılsa birileri mevcut makamlarında duramayacak..Hiçbir önemli turnuvada başarımız yok...Bir Allah'ın kulu da çıkıp beyler nedir bu rezalet demez mi ? demiyor işte...voleybol sitelerine bakıyorum sanki brezilyayız,beyler-bayanlar o kadar rahat,geniş...belli ki daha fazlası istenmiyor...nedeni de pasta daha da büyürse bunlara bırakmazlar o yüzden böyle 1 ileri 2 geri sürüp gitmesi işlerine geliyor...

19 Eylül 2010 Pazar

Türkiye bayan voleybol milli takımı

Bu yorumu grand prix elemelerinin 2.gününden sonra yapıyorum.Bundan sonra bütün maçları kazanabiliriz veya kaybedebiliriz bunun önemi yok...grand prix yine tatlı bir hayal oldu çünkü iki maç sonunda...defaatle yazdım yine yazıyorum...Herhangi bir sporda bizim milli takımlarımız, türkiye dışında yapılan bir turnuvada başarı kazanamaz...basketboldaki dünya ikinciliğine gelince....maç başka bir ülkede olsa sırbistan bizi rahat geçerdi...ya da slovenya maçını böyle kazanamazdık...önemli olan nokta şu...biz,insanımızın genel karakteristik özelliklerini profesyonel sporlarda çok yoğun yaşıyoruz..yani profesyonel olmanın ruhuna aykırı bizim profesyonellik anlayışımız...gaz ve vatan -millet-sakarya döngüsü takım sporlarında bir türlü aşılamıyor...sonuçta türkiyede bir turnuva varsa iddialı oluyoruz yoksa...biz zaten yokuz...al sana voleybol...raisporttan italya maçlarını izlerken sardunya adasındaki turnuvaya bakıyorum,tribünlere bakıyorum.. adamlar, biz grand prix için oynuyoruz, bu turnuvayı merkeze yakın yere alalım,seyirci desteği olsun filan demiyor...neden peki? çünkü adam takımına güveniyor..illa ki ite kaka gitmeye ihtiyacı olmadıklarını biliyorlar...80 yıl önce yazılan bir marşla oyuncu gaza getirmek diye bir saçmalık hatırlarına gelmiyor...biz dünya şampiyonası finalinde takımı bu marşla gaza getirmeye çalışıyoruz...bizimkilerin başarı şansı yok...hıncal uluç her zaman der 'birinciysen her şeysin,değilsen hiçbir şey'...bizim kızlar aynı tas aynı hamam...karşılarında gs medical park yok ya yadırgadılar tabi...ölü toprağı serpilmek diye bir deyimimiz var...kızların halini özetler...neslihan diye bir kız var sürekli kendi çalıyor,kendi oynuyor...her maç 20-25 sayı yapıyor ama takım kaybediyor...kendi istatistik hanesini şişirmekle meşgul...karşısında yeni takım arkadaşı antonella var,O'nu izlerken bile utanmıyor..önceden yazdım..antonella del core bu 17 numaranın nazını çekmeyecektir,eczacıbaşı viagra takımı bu sene bu problemle çok uğraşacak...bunları 3 ay önce yazdım burada...her yönden komple bir süperyıldız olan ve dahası takımı büyürken kendisi de büyüyen antonella, dediğim dedik,çaldığım düdük triplerindeki biriyle hayatta anlaşamaz..
Napoli italyanın üvey şehri...aragon hanedanlığından beri böyle bu...italya 90'da arjantin-italya yarı finalinde bu şehrin arjantini desteklemesi bu yüzden..maradonanın efsane olan sözünü bu maçtan önce söylemesi bu yüzden...napoli insanının karakteristik özelliği bir yanlışlığa en önce onların isyan etmesi,şımarıklığa asla tahammül etmezler...o toprakların sophia loren'i öyle bir kadındı...antonellası da öyle bir kadın...
Maça bakıyorsun italya karşısında sanki italyan lise takımı ile idman yapıyor...bir direnç yok, bir hırs yok...nasıl olsa yakında türkiyede bir şampiyona filan daha yaparız yine ilk 4 e gireriz falan filan mantığındalar..mehmet bedestenlioğlu bu takıma başarı kazandıracak görüntü vermiyor,duruşu uygun değil bir kere...reşatı bile aratır o kadar yazıyorum..tek üzüldüğüm gülden...bir sorun var ama anlaşılamıyor..zamanında serena için bayan 17 den iyi demiştim,akşam niye böyle dediğimi gösterdi sağolsun..mütevazi olmak,takım için oynamak gibi kavramlar ne eskişehire uğramış,ne de kanarya adalarına...eczane rafında da bulamazsınız..

25 Ağustos 2010 Çarşamba

USA - POLONYA 3-2

Maçın 3-0 polonya lehine bitecekken 3-2 b.amerika lehine bitmesini konu yapacak değilim.En azından önceliğim bu değil...Önceliğim estetiğin - ki en çok bayan voleybolunda var - bu amerikan takımı yüzünden kaba kuvvete yenilmesi...görüldüğü gibi polonya takımı aslında voleybolu amerikalılardan daha iyi biliyor...oynarken hem kendileri zevk alıyor hem de izleyenler estetik ve kaliteyi (arada duraklama dönemleri olabilir) net olarak görüyor..aynı şeyleri amerikalılar için kim diyebilir ? fivb sağlık komitesinin çözemediği bir doping ilacı kullanmadıklarını bilebilir miyiz? bilemeyiz...ama bu amerikan takımının eski doğu alman atletler gibi kadınlık ve dişilik (dolayısıyla estetik)yoksunu bir takım olduğu gerçeğini değiştirmez..1-2 oyuncu dışında herhangi bir erkek takımına koysanız hangisi sırıtır ? heather bown denilen oyuncuyu kadın olarak nasıl değerlendirebiliriz? hadi değerlendirdik diyelim bu ne kadar içimize sinecek ? burada 24-22 den maç veren polonya için elbette çok ciddi uyarılar yapmak gerekir..maç bitmeden bitmez kızlar..bunu hele hele fizik kuvveti ve genişliği bütün parkeyi kaplayan amerikan sözde kadın takımına karşı hiç unutmayın..ama geçen geçti..bence polonyanın şampiyonluk şansı kalmadı...çünkü bu amerikayı ancak en iyi dönemindeki, karınca gibi çalışırsa italya ve olimpiyat şampiyonu kimliğini ortaya koyarsa brezilya yenebilir..çünkü bayan voleybolundaki denge unsuru bu dev kadınlar yüzünden sekteye uğramış durumda...kimse küba örneği vermesin...küba 90 larda - tarihin en büyük takımını bizlere izletirken - estetiği ve oyunun güzelliğini sonuna kadar gözler önüne seriyordu..bunlarla karıştırmak voleybola ihanet olur...jennifer tamas dışında - ki O da oynamıyor - sevimli tek bir isim yok..logan tom amerikalı değil sanki doğu alman atlet..bu kadar mı meymenetsiz olur bir takım ? polonya öncelikle disiplini maçı kazanana kadar bırakmamayı öğrenecek..bugün öğrenmediği için bana göre 2010 wgp şampiyonluğu fırsatını kaybetti..1 sayı almayı başaramayınca fazladan 2 set oynamak ve 1 saatte bitmek üzere olan maçı 2 saat 10 dakikada hem de kaybetmek takım psikoloğunu işin içine sokar ama çıkaramaz...anna baranska bu takımın sertlik ve fizik güç örneği olarak her ne kadar fazla destek bulamasa da daha iyi şeyler hakettiğini söylemeliyim..ewa bizim arda turan gibi...aklı nerde belli değil..oynuyor ama öylesine...anna baranska'nın motivasyonu kendisinde olsa bu kadar laubali maç verilmezdi..3. set için konuşuyorum yoksa sonraki setlerde o durumdaki kızlardan maçı kazanmasını beklemek en azından insan psikolojisini bilmeyenlerin işi bizim değil...victoria ravva sonrası hatun olarak kendime bednarek'i seçmiştim...yani benim ideal ilk 6 kızlarımdan bir tanesi.. bednarek kendisi sağolsun emin adımlarla ilerliyor...müthiş bir fiziği var...oyunu da gelişiyor...amerikan takımı için yeterince yazdım...ben samimiyetlerinden emin olmadığım için,kazansalar bile hangi şartlarda kazanacakları konusunda kuşkularım olduğundan fazla konu etmeyeceğim..japon takımının temiz oyunu ve rakibe saygısı ne şımarık amerikada ne de polonyada mevcut değil..japonyanın şimdi biten maçta brezilyayı geriden gelip yenmesi ile konusunu ettiğimiz maçtaki geriden gelip yenme aynı şeyler değil...çünkü ne amerika japon kızların oynadığı tertemiz ve estetik voleyboldan nasiplenmiş, ne de polonya bir brezilya takımı....

20 Ağustos 2010 Cuma

DEĞİRMEN STİLİ


SOKOLOVA CHACHKOVA'DAN SONRA EN İYİ SMAÇ YAPAN OYUNCU
Gövde bir bütün olarak yukarı doğru ivme alır ve sıçramanın en üst noktasında deltoidten gücünü alan kol yaklaşık 90 derecelik bir açıyla hareket edip el tepe noktasında top ile buluştuğunda top rakip alana yıldırım gibi düşer...bu esnada diğer kol önemli bir kuvvet-destek sağladığı için fazla hareket etmez...bu sebeble vücut çok estetik bir duruş yakalar ve izleyene müthiş bir seyir zevki verir...İşte dünyanın yaşayan efsane sokolova'dan öğrendiği en kuvvetli smaç stili budur...günümüzde tek uygulayıcısı resimdeki kızdır...

19 Ağustos 2010 Perşembe

AZZURRE'DE SON DURUM

Massimo Barbolini
“Siamo arrivati alla settimana decisiva, quella che indicherà le squadre che raggiungeranno la Final Six, ci sono ancora due posti in bilico e noi speriamo di prenderne uno. Ci aspettano tre partite ostiche contro squadra di cui conosciamo bene il valore. La prima contro l’Olanda, che abbiamo battuto nella finale degli ultimi Europei, vincendo questa gara probabilmente il più sarà fatto, altrimenti avremo ancora due incontri con Giappone e con Dominicana per conquistare i punti indispensabili.”
''6'lı finale yükselecek takımların belli olacağı kritik haftada,kalan son 2 takımdan biri olacağımızı umuyorum.İyi tanıdığımız takımlara kaşı 3 zorlu maç yapacağız.İlk rakip geçen sene finalde yendiğimiz hollandayı geçersek büyük oranda çıkacağız aksi halde japonya ve dominik ile 2 maçımız daha var.''
evet barbolini böyle söylemiş.enrica merlo yeni saç stiliyle takıma katılmış durumda..ayrıca francesca tamamen iyileşti(öyle diyorlar).evet dananın kuyruğu kopuyor..brezilya,japonya,polonya ve çin'den sonra 2 takım daha bekliyoruz...benim favorilerim tabii 'azzurre' ve birleşik devletler...

18 Ağustos 2010 Çarşamba

LİBERO KRİZİ..MERLO JAPONYA'DA



Volleyball.it böyle haber yapmış..haberin içeriği şöyle..Hollanda ile 2009 rövanşına çıkacak olan italyada cardullo'nun sakatlığı tam iyileşmediği için barbolini brezilyadan direkt olarak milanoya yolladığı merloyu tekrar çağırdı.Yoyogi salonunda sırasıyla hollanda,japonya ve dominik ile karşılaşacak olan italyanlarda özellikle hollanda maçı çok kritik.6 lı finale gitmek için mutlaka hollandayı geçmek zorunda 'azzurre'...tek sorun cardullo değil...ayrıca francesca da yüksek ateşten yeni kurtuldu..tabi dün sadece açma-germe ve düz koşu yapmış...yani cuma günü ne durumda olacak belli değil..merlo konusunda sorun yok...ben ilk libero olarak zaten merloyu tercih ederim...takım içinde pozitif katkı sağlayan müthiş bir kız..hollandayı mutlak geçmeliler..sonra tekrar japonlarla maç var...6 ağustostaki japonya maçı francescanın 400. karşılaşması olarak tarihe geçmişti..o maçta saori 28,francesca 19 ile oynamıştı..japonya-italya maçları voleybol maç arşivimde her zaman olduğu için bu maçı da iple çekiyorum..iki çok zorlu maç bizi bekliyor...ama 'eleo ve arkadaşları' bu işin üstesinden gelecektir...hollandayı geçerse tek rakip almanlar kalacak ama onların 3 maçı kazanıp,italyan kızların 2 maç kaybetmesi gerekecek...yani almanyanın amerika maçı olduğunu düşünürsek bu hayal..belki kozuch 3 maçta 90 sayıyı geçer ama 'prenses' gibi sadece kendi hanesine yansır bu, takıma değil...